YARGIDA KALMAYI NE ÇOK SEVİYORUZ
Cidden seviyoruz hem de öyle böyle değil, bayılıyoruz başkaları üzerine yorumlamalara Her birimiz birer hakim olmuşuz sanki. Bize sorulmuş gibi her konuya bir yorumumuz, her duruma karşı da mutlaka bir yargımız var. Kimin nasıl yaşadığıNe yaptığıNe giydiğiNe söylediğiNeye inandığıNeyi bilip neyi bilmediği…. Hepsi hakkında söyleyecek bir sözümüz var. Bob Marley’in Judge Not şarkısı tam da […]


Cidden seviyoruz hem de öyle böyle değil, bayılıyoruz başkaları üzerine yorumlamalara
Her birimiz birer hakim olmuşuz sanki. Bize sorulmuş gibi her konuya bir yorumumuz, her duruma karşı da mutlaka bir yargımız var.
Kimin nasıl yaşadığı
Ne yaptığı
Ne giydiği
Ne söylediği
Neye inandığı
Neyi bilip neyi bilmediği….
Hepsi hakkında söyleyecek bir sözümüz var.
Bob Marley’in Judge Not şarkısı tam da buradan sesleniyor aslında. Başkasını yargılamadan önce dönüp kendi kusurlarına bakmayı söylüyor.
“So before you point your fingers, be sure your hands are clean. Judge not before you judge yourself.”
Parmağını başkasına doğrultmadan önce ellerinin temiz olduğundan emin ol. Başkasını yargılamadan önce kendini yargıla.
Peki gerçekten kim olduğumuzu zannediyoruz?
Bir kişiyi yargılamak, İtham etmek, bilgisini tartmak
Yaşam tarzını ölçeklemek, Ahlakını sorgulamak
Neye göre?
Kime göre?
Hangi ölçüyle?
En çok da toplumun ahlak bekçiliğine soyunanlar bunu kendilerine bir görev edinmiş durumda.
Sanki ellerinde görünmez bir cetvel var. İnsanları ölçüyorlar. Kimin doğru, kimin yanlış olduğuna karar veriyorlar. Kimin nasıl yaşaması gerektiğini söylüyorlar.
Ama çoğu zaman unuttukları bir şey var.
İnsan başkasının hayatını ölçerken kendi hayatının hesabını vermeyi unutuyor.
Her kim olursan ol…
Makamın
Diploman
Banka hesap cüzdanın
Oturduğun ev
Yaşadığın hayat
Sahip olduğun unvan
Ya da hakkında ahkam kestiğin bilgin
Seni sen yapan şeylerin hiçbiri tek başına bir üstünlük ölçüsü değil.
Çünkü insanın değeri, başkalarının hayatına verdiği puanla belirlenmiyor.
O yüzden o parmağı bana uzatmadan önce bir kez de aynadaki kendine uzat.
Kendine sor…
Ben kimim ki?
Neyi, hangi hakla yargılıyorum?
Ve ellerim gerçekten temiz mi?
Belki de bazen susmak, insan hakkında hüküm vermekten çok daha büyük bir erdemdir.
AŞK’la
Özlem TUNÇ
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

✍️ Yorum Yaz
E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.
Giriş yapın veya aşağıdaki formu doldurun.