
Daltonlar suç örgütüne yönelik yürütülen kapsamlı dava sürecinde, bu kez sanıklar değil, duruşma salonundaki avukatlar soruşturmanın odağına girdi.
Örgüt üyelerinin yargılandığı duruşma sırasında sanıkların jandarma personeline yönelik fiziki saldırıda bulunması üzerine başlatılan soruşturma genişletildi. Olay anına ilişkin görüntülerin, duruşma salonunda bulunan bazı avukatlar tarafından izinsiz şekilde kayda alındığı tespit edildi.
Yapılan incelemede, izinsiz ses ve görüntü kaydı alan kişilerin İstanbul 1 No’lu Barosu’na kayıtlı üç avukat olduğu belirlendi.
T.G., S.K. ve K.Y. isimli avukatlar hakkında;
- “Ses veya görüntülerin kayda alınması”,
- “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme”
suçlamalarıyla gözaltı kararı verildi.
Mahkeme Kararları Daha Önce Açıklanmıştı
Söz konusu dava, Türkiye’nin en geniş kapsamlı organize suç yargılamalarından biri olarak kayıtlara geçti. Toplam 362 sanığın yargılandığı davada mahkeme, örgüt yöneticilerine ağır cezalar verdi.
Örgüt yöneticilerinden Bahadır Akdağ,
7 kez tasarlayarak kasten öldürme ve 5 kez kasten öldürme suçlarından 6’sı ağırlaştırılmış olmak üzere toplam 12 kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Akdağ ayrıca farklı suçlardan 701 yıl 9 ay hapis cezası aldı.
Zafer Boyun hakkında da aynı suçlardan 12 kez müebbet hapis (6’sı ağırlaştırılmış) ve ek olarak 681 yıl 4 ay hapis cezası verildi.
Mahkeme, dosya kapsamında 258 sanık hakkında ise 1 yıl ile 700 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezalarına hükmetti.
Hukuk Devleti Tartışması Yeniden Gündemde
Duruşma salonunda yaşanan bu gelişme, “savunma hakkı ile yargı düzeni arasındaki sınır” tartışmasını da beraberinde getirdi. Adli süreçlerin gizliliği ve mahkeme düzenine ilişkin kuralların ihlali iddiasıyla başlatılan soruşturmanın, yargı pratiği açısından emsal teşkil edebileceği değerlendiriliyor.
Soruşturma süreci devam ederken, gözaltı kararlarının ardından adli makamların nasıl bir yol izleyeceği merak konusu.