
Uzun kuyruklar, sabah 05:00-06:00 sıra alabilme panikleri, “Bugün yer yok, yarın gel” cümleleri… Bunları sık duyduğumuza eminiz.

Lakin İzmir Tumed Haber olarak, sağlık sisteminde birebir yaşadıklarımızı ve gördüklerimizi aktaracağız size.
İzmir’de büyük eğitim ve araştırma hastanelerinde muhabirimizin deneyimleriyle durumu ortaya koyacağız.
Engelli kurulu heyet randevunuzu 182 veya MHRS sisteminden aldığınızda, size zorlayıcı bir şekilde randevunuza gelip gelmeyeceğiniz soruluyor. Gelmezseniz, 15 gün boyunca yeni randevu alamıyorsunuz.
Ve siz gidiyorsunuz…
Ancak hastane içinde size verilen yönlendirmeler kafa karışık. Sırada beklerken nüfus cüzdanı fotokopisi istendiğini öğrenip tekrar kuyruğun sonuna düşüyorsunuz.
Başvuru kısmını bir şekilde düzenleyip tekrar yapmak zorunda kalıyorsunuz. İşte o anda “Engelli raporu mu, engelli koşusu mu?” diye soruyorsunuz kendinize.
Polikliniklerde Karmaşa
Her polikliniğin kendi özerk sistemi var.
Aynı katta yan yana bulunan poliklinikler bambaşka sistemlerle çalışıyor:
- Kimisi randevu verip “Bugün git, yarın gel” diyor.
- Kimisi “Sabah 06:00’da gel, ismini yazdır” diyor. (Muayene saati 10:00)
- Kimisi “Şu oda, hemen içeri gir” diyor.
- Bazı poliklinikler heyet kurulu için yan yana kapılarda hastaları kabul ediyor.
Ancak siz en az 8-9 hekime görünmek zorundasınız. Engelin asıl oluştuğu klinik gözlemi ve diğer branşlarda oluşan kayıpların değerlendirilmesi için.
Her birim, hastadan kronik hastalıkları için yeniden tetkik isteyebiliyor.
Örneğin, benim 04.02.2025’te başlayan sürecim, 14.03.2025’e kadar tetkiklerle devam edecek.
Her branş ayrı ayrı kan tahlili isterken, hastalar gün içinde defalarca kan verme sırasına girmek zorunda kalıyor.
Sonuç: Haftalar Sürebilen Rapor Alma Süreci (Ay da Olabiliyor)
Bu süreci tamamlayan hastalarla görüştüğümde, büyük zorluklar yaşadıklarını ve rapor alma sürecinin haftalar sürebildiğini öğreniyorum. En acı olanı ise engelli bireylerin yaşadığı ızdırap ve onlara refakat eden kişilerin yorgunluğu…
Ayrıca, kalıcı engel unsuruna sahip hastalar, yeni bir teşhis ile başvurduğundan,
bazı hekimlerin “Bu organ kısmen kaybedildi ama engel puanı almaz” gibi hatalı kararlar verdiğini görüyoruz.
Ancak bir önceki raporunu sunup, Bakanlık belgesiyle kalıcı engel puanının daha önce alındığını ispat ettiğinizde “Aaa alıyormuş” cevabını alabiliyorsunuz.
Kaç kişi bu hatalardan dolayı mağdur oldu acaba?
Sağlık Sisteminde Eskilere Dönüş Mü?
Hastane içinde hastaların ve engellilerin yaşadığı zorluklar, 2006-2007 öncesi SSK hastanelerinin durumunu hatırlatıyor. O dönemlerde de sabah 05:00’te sıraya girilip, öğleden sonraya kadar beklenirdi.

Hekimlerin sekreterlikte hasta kabulü yaparken, hemen yanın da uzun kuyruklarda tartışmalar çıkması ve hastane güvenliğinin müdahale etmek zorunda kalması da o dönemi anımsatıyor.
Bugün ki tarihe baktığımız da yıl 2025, hastalar ve engelliler, hastane içinde sabahtan akşama kadar sürükleniyor.
Çözüm Ne Olabilir?
Sağlık Bakanlığı’nın özel hastaneleri denetlediği gibi, büyük eğitim ve araştırma hastanelerini de günlük veya aylık denetlemesi gerekmez mi?
Sonuçta biz oraya hasta ve/veya engelli olduğumuz için gidiyoruz.
Araştırmacı Yazar ve Psikolog
Özlem Tunç