Bugün 26 Haziran
Bazı acılar vardır adı konmaz , anlatılmaz
Ama bir annenin yüreğinde her gün biraz daha büyür,
Bir evladın yaşarken elinden kayıp gitmesini izlemek, bir annenin yaşayabileceği en ağır sınavlardan biridir .
Dokuz ay karnında taşıdığınız,
Uykusuz gecelerle büyüttüğünüz,
İlk adımını alkışladığınız,
Ateşlendiğinde sabaha kadar başında beklediğiniz evladınızın,
Bir gün gözlerinizin önünde sizden uzaklaşması tarif edilemez bir acıdır .
Eve geliyor ama artık evde değil,
Size bakıyor ama sizi görmüyor,
Yanınızda oturuyor ama ruhu bambaşka bir yerde,
İşte bağımlılık bazen önce evladınızı değil,
Evinizin huzurunu çalar,
Ben bir bağımlılık danışmanı olarak nice anne gördüm,
Gece herkes uyuduğunda oğlunun odasının kapısında sessizce ağlayan,
Nefes alıyor mu diye defalarca kontrol eden,
Telefon her çaldığında kötü bir haber gelecek diye kalbi duran anneler.
Nice baba gördüm,
Dimdik durmaya çalışan ama kimse görmeden dağılan,
Evladını kurtarmak için çırpınırken içten içe yıkılan,
Ve hep aynı cümleleri duydum…
“Ben nerede yanlış yaptım”
“Benim sevgim yetmedi mi”
“Çocuğumu neden kurtaramadım”
Bir anne babanın kendini suçlaması kadar ağır çok az şey vardır.
Ama şunu bilmeliyiz;
Hiçbir çocuk durduk yere uyuşturucuya sarılmaz.
Önce yalnızlaşır,
Önce içine kapanır,
Önce anlaşılmamaya başlar,
Bazen sevgisizlik iter,
Bazen travmalar,
Bazen arkadaş çevresi,
Bazen de kimsenin fark etmediği derin bir yalnızlık,
Uyuşturucu çoğu zaman keyif arayışı değil
Bir acıyı susturma çabasıdır.
Bu yüzden sadece “Neden yaptın” diye sormayın
Bir kez de “Seni bu hale getiren acı neydi” diye sorun,
Çünkü çoğu zaman bağımlı bir bedenin içinde
Yıllardır yardım isteyen yaralı bir çocuk vardır.
Bugün ailelere sesleniyorum!
Evladınızın telefonunu değil,
Kalbini kontrol edin.
Odasında ne yaptığını değil,
Ruhunda ne yaşadığını anlamaya çalışın.
Bazen bir çocuğu kurtaran şey büyük cümleler değildir.
Sadece içten söylenen bir cümledir.
Ben buradayım,
Sana kızgın olabilirim ama senden vazgeçmedim.
Bugün buradan bir çağrı yapmak istiyorum!
Sessiz kalmayalım!
Ne olur susmayalım!
Çünkü biz sustukça bağımlılık büyüyor,
Biz görmezden geldikçe daha fazla genç karanlığa sürükleniyor,
Biz “Benim evladım yapmaz” dedikçe başka evlerden feryatlar yükseliyor,
Evlatlarımız ölüyor!
Kimi toprağa giriyor,
Kimi yaşarken hayattan kopuyor,
Kimi nefes alıyor ama artık eski çocuk değil,
Bir annenin evladının tabutuna sarılıp attığı çığlık
Dünyadaki en ağır sestir.
Hiçbir anne mezar taşına sarılmamalı,
Hiçbir baba evladını toprağa verirken içinden parçalanmamalı,
Bugün susma günü değil,
Bugün görmezden gelme günü değil,
Bugün fark etme günü,
Bugün bir hayatı kurtarma günü.
Unutmayın!
Uyuşturucu sadece bir bedeni zehirlemez,
Bir annenin dualarını,
Bir babanın umutlarını,
Bir ailenin huzurunu,
Bir toplumun geleceğini de zehirler.
Ve unutmayın!
Bir hayatı kurtarmak,
Bazen sadece zamanında fark etmekle başlar,
Çünkü bazen kurtarılmayı bekleyen bir hayat,
Tam yanı başımızdadır.