Sosyal medyanın hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Ancak bu durum, büyük bir denetimsizlik ve bilgi kirliliğini de beraberinde getiriyor.
Bugün sadece ülkemizde değil, dünyanın pek çok yerinde ekran karşısına çıkan bir uzmanın ya da profesörün söylediği sözler, çoğu zaman sorgulanmadan milyonlarca insan tarafından doğru kabul ediliyor.
Özellikle büyüklerimizin “Koca profesör yanlış mı söyleyecek, sen ondan daha mı iyi bileceksin?” diyerek ekranlardaki önerilere teslim olması, ne yazık ki birçok evde yaşanan bir tartışmanın temelini oluşturuyor.
Peki, gözden kaçırdığımız o önemli nokta nerede başlıyor?
Şifa ve Risk Arasındaki İnce Çizgi
Ekranda konuşan uzmanların ya da akademisyenlerin paylaştığı bilgilerin önemli bir bölümü bilimsel çalışmalara dayanıyor konum bu yazı da zaten uzman değerlendirmesi olamaz.
Bir bitkinin, doğru koşullarda ve uygun kullanım şekliyle fayda sağlayabilmesi mümkündür.
Ancak çoğu zaman gözden kaçan çok önemli ayrıntılar vardır.
İlk olarak doz konusu önemli!
Pek çok doğal ürün, uygun miktarlarda kullanıldığında yararlı olabilirken bilinçsiz ve aşırı kullanımda istenmeyen sonuçlara yol açabilir. (Kontrendikasyon)
İkinci olarak saklama ve üretim koşulları dikkate alınmalıdır. Uygun şartlarda muhafaza edilmeyen bitkilerde oluşabilecek küf ve benzeri kontaminasyonlar, beklenen faydanın aksine sağlık açısından risk oluşturabiliyor. (Toksik Etki)
Bir diğer konu ise ilaç etkileşimleri ve kişisel sağlık geçmişidir.
Tansiyon, diyabet, kalp hastalığı ya da farklı kronik rahatsızlıklar nedeniyle kullanılan ilaçlar ile bitkisel ürünler arasında etkileşimler ortaya çıkabilmek te.
Her bireyin metabolizması farklı ve aynı uygulama herkeste aynı sonucu doğurmaz.
Daha bir çok etken sıralanır yanlış kullanıma istinaden uzatmayacağım.
Masum Görünen Tekniklerin Olası Riskleri
Benzer durum son yıllarda yaygınlaşan bazı nefes çalışmaları ve alternatif uygulamalar için de geçerlidir.
Doğru eğitim ve uygun gözetim olmadan yapılan yoğun solunum egzersizlerinin bazı kişilerde sağlık sorunlarına yol açabileceğine dair tıbbi yayınlar bulunmaktadır. Özellikle mevcut sağlık sorunları olan bireylerin bu tür uygulamalara başlamadan önce sağlık profesyonellerine danışmaları önemlidir.
Burada dikkat çekmek istediğim nokta, anlatılan bilginin doğru ya da yanlış olması değil.
Bilginin doğruluğu kadar, kişinin kendi sağlık koşullarına uygunluğu da önem taşır.
Madalyonun bir diğer yüzünde ise başkasına iyi geldiği söylenen ilaçlar yer alıyor tabi…
Bir komşunun ağrısına, uykusuzluğuna ya da farklı bir rahatsızlığına iyi gelen bir ilacı, herhangi bir muayene ve değerlendirme olmadan kullanmak ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısı defalarca verilse de bu hataya düşme oranı hala çok fazla .
Bir kişide fayda sağlayan bir tedavi, başka bir kişide etkisiz kalabilir ya da zarar verebilir.
Bu nedenle ilaçlar, kişisel değerlendirme ve hekim kararı doğrultusunda kullanılmalıdır.
Yani kısaca 25 yıl sağlık sektörün de bu durumlarla birebir karşılaşmış biri olarak diyorum ki
Sağlık, sosyal medyadan, televizyon ekranlarından ya da kulaktan kulağa yayılan tavsiyelerden hareketle deneme yanılma yöntemiyle yönetilebilecek bir alan değildir. hele ki yapay zeka ile !!!
Bedenimize alacağımız her bitkiyi, uygulayacağımız her alışılmadık yöntemi ve kullanacağımız her ilacı, kendi sağlık geçmişimiz ve mevcut durumumuz çerçevesinde değerlendirmek gerekir.
Tıbbi tanı, tedavi ve takip süreçleri ise ancak hekimin bireysel muayenesi ve değerlendirmesi doğrultusunda ilerleyebilir.
İnsanları yargılamıyorum. Tam tersine, şifa arayışı içinde iyi niyetle hareket ederken yalnızca duyduklarına güvenerek farkında olmadan kendini riske atabilen insanlar adına üzülüyorum. Bilgi çağında yaşıyoruz ancak bilgiye ulaşmanın kolaylaşması, her bilginin herkes için uygun olduğu anlamına gelmiyor.
Belki de artık ihtiyacımız olan şey, duyduğumuz her öneriyi uygulamak değil, kendi bedenimizin sorumluluğunu daha bilinçli ve daha temkinli bir şekilde üstlenmektir.
Bu yazı bir tıbbi görüş ya da tedavi önerisi değil, toplumsal farkındalık oluşturma amacıyla kaleme alınmıştır.
Aşk’la