Bir şişe… İçinde sadece alkol yoktur; kırık hayaller, susturulmuş çığlıklar ve derin bir yalnızlık da vardır. İnsan çoğu zaman dertlerinden kaçmak için elini uzatır o şişeye. İlk yudumda belki dünya daha katlanılır görünür, dertler biraz susar. Ama zamanla o yudumlar, zincir olur bileklere; bağımlılık sessizce sarar insanın hayatını.
Alkol bağımlılığı, çoğu kez bir “kaçış”la başlar. Yalnızlıktan, kırgınlıktan, hayal kırıklıklarından kaçış…
Ama insan fark etmez ki aslında içine düştüğü şey, bir uçurumun kenarıdır. Kaçtıkça daha çok düşer, düştükçe daha çok içer. Ve bir bakar ki onsuz nefes almak bile imkânsız hale gelmiştir.
Alkol bağımlısı sadece kendi hayatını değil, sevdiklerinin kalbini de sessizce yaralar. Bir anne, evladının gözlerine bakıp “Baba neden yine içmiş?” sorusunu cevapsız bırakır. Bir eş, gece yarısı sarhoş kapı çarpıntılarına kulaklarını tıkar, gözyaşlarını içine akıtır. Arkadaşlıklar biter, güven kaybolur. Geriye yalnızca içki şişelerinin boşluğu ve kırık kalplerin sessizliği kalır.
Bir alkol bağımlısının ağzından dökülen sözleri yazmak istedim…
İçimde hâlâ bir çocuk yaşıyor. Mutlu olmak isteyen, sevilmek isteyen, gülmek isteyen… Ama ben, o çocuğun sesini susturmak için şişelere sarıldım. İlk yudumda yaktı, ikinci yudumda uyuşturdu, üçüncüde bütün hayatımı esir aldı. Artık ben, ben değilim. Gözlerim boş, kalbim yaralı, ellerim titrek…
Ben içerken sadece kendime zarar verdiğimi sandım. Ama annemin kırık kalbini, çocuğumun yaşlı gözlerini, eşimin içine gömdüğü çığlıkları görmezden geldim. Onların bana uzanan ellerini tutamadım, çünkü elimde hep şişeler vardı. Bir baba olamadım, bir evlat olamadım, bir eş olamadım… Ve her seferinde onların gözlerine bakacak cesareti bulamadım.
Alkol bağımlılığı, yavaş yavaş intihar etmektir. Bedenini zehirlemekten çok, ruhunu öldürmektir. İnsan, kendini bitirmekle kalmaz; sevdiklerinin kalbini de parça parça eder. Ve sonunda geriye sadece boş şişeler değil, kırık hayatlar kalır.
Alkol bağımlılığı, sadece bir alışkanlık değil; yavaş yavaş sönen bir hayatın, sessizce ağlayan kalplerin hikâyesidir. Ama her hikâyenin bir yeniden yazılış ihtimali vardır. Yeter ki insan kendine ve sevdiklerine yeniden inansın. Çünkü umut, bazen sadece bir “el uzat” cümlesinde gizlidir.
Hadi gel yeniden tertemiz bir hayata başlamaya ne dersin???
Yazar : DUYGU TOR – AİLE VE BAĞIMLILIK DANIŞMANI