Bir sabah gözlerimi açtım ve telefonuma uzandım.Ama o da ne?Şarjım bitmiş.Hayatımın kontrolünü elinde tutan cihaz cansız bir plastik yığınına dönüşmüş.Kendi kendime“Tamam,bugün teknolojisiz yaşayacağım”dedim.Beş dakika sonra şarj kablosu ararken kendimi dolabın içinde buldum.
Teknoloji bize hizmet etmek için var,değil mi?Öyleyse neden her yazılım güncellemesi sonrası telefonumun ruhu çıkıyor?Mesela geçenlerde televizyonun kumandasını bulamayınca telefonun akıllı kumanda uygulamasını açtım.Ama uygulama“Lütfen televizyonunuzu açın”dedi.Televizyonu açmak için de kumanda lazım.İşte burada bir mantık hatası var,sevgili teknoloji!
Bir de akıllı saatler var. Güya sağlıklı yaşam koçluğu yapıyorlar.Geçen gün saatim bana “Bugün hiç hareket etmedin” diye sitem etti.O an sandalyede oturmuş, dondurma yiyordum.Haklıydı ama bunu bana nazikçe söyleyebilirdi.İnsan bir “Tatlım, biraz yürüsek mi?” der,değil mi?Ama yok!Robot gibi, duygusuz bir şekilde “Hareketsizsin” diyor.
Evdeki akıllı süpürgeden bahsetmiyorum bile.Bir gün süpürgeyi çalıştırdım,mutfağa yönlendirdim, ama kendisi hiçbir mantıklı sebep yokken salona kaçtı.Sanki evin içini keşfetmeye gelen bir turist!Üstelik her çalıştırdığımda halıya çıkamayıp beni yardıma çağırıyor.
Hani akıllıydı?Bir halının üstüne çıkamayacak kadar mı zekâsı var?Sonuç olarak teknoloji,hayatımızı kolaylaştırmak için var ama bazen sanki bizimle dalga geçiyor.Ya da asıl problem bizde mi?Belki de gerçekten,akıllı cihazlara sahip aptal kullanıcılarız.Neyse,bunu düşünmek için biraz zaman ayırayım…
Ama önce şu telefondaki ekran süremi kontrol edeyim.
KEYİFLİ OKUMALAR..

ARAŞTIRMACI/YAZAR – DEMET ADANAR