Yenigün Gazetesi’nden Sıla Arabacıoğlu’nun Doktor Burcu Bostancıoğlu ile yaptığı “Uyuşturucunun bölgesi yok” röportajı ses getirdi.

Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Meclis gündemine taşıdı. Bilici, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle 6 soru sordu. Yenigün gazetesinde yer alan haber şöyle;
Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, uyuşturucu sorunun Meclis gündemine taşıdı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Bilici, uyuşturucu ile mücadelede etkin rol oynayan ÇEMATEM ve AMATEM’lerin kapasitelerine de dikkat çekti. Bilici, uyuşturucu ile mücadelede stratejik plan olup olmadığını da bakanlığa sorarken madde bağımlılığıyla mücadelede sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği yapılarak yürütülen proje olup olmadığına da dikkat çekti.
Resim
Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici tarafından İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesi şu şekilde:
1-İzmir’de son beş yıl içinde uyuşturucu madde kullanımına ilişkin tespit edilen vaka sayıları yıllara göre nasıl bir değişim göstermiştir?
2-Uyuşturucu madde kullanımının artış gösterdiği bölgelerde, özellikle gençler arasında, farkındalık oluşturmak ve madde kullanımını önlemek amacıyla hangi eğitim ve bilinçlendirme programları uygulanmaktadır?
3-İzmir’de uyuşturucu madde bağımlılarının tedavisi için hizmet veren AMATEM ve ÇEMATEM merkezlerinin mevcut yatak kapasitesi nedir? Artan talebi karşılamak için bu kapasitenin artırılmasına yönelik bir planlama yapılmakta mıdır?
4-Uyuşturucu madde satışı ve kullanımının yoğun olduğu bölgelerde,emniyet birimleri tarafından yürütülen denetim ve operasyonların sayısı ve etkinliği nasıldır? Son beş yılda bu kapsamda kaç operasyon gerçekleştirilmiş ve kaç kişi tutuklanmıştır?
5-Uyuşturucu madde bağımlılığıyla mücadelede sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği yapılarak yürütülen projeler var mıdır? Varsa, bu projelerin kapsamı ve elde edilen sonuçlar nelerdir?
6-Uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi ve bağımlıların rehabilitasyonu konusunda, İzmir özelinde yeni stratejik planlamalar veya eylem planları hazırlanmakta mıdır?
“Uyuşturucunun bölgesi yok” haberinde Bağımlılıkla Mücadele Uzmanı Dr. Burcu Bostancıoğlu, “Burada köklü çözümün ana merkezi TBMM. 593 milletvekili var, bu konuda bir cümlelik önerge hazırlanıp tüm vekiller tarafından imzalandığını düşünün. Biz harekete geçmek için neyi bekliyoruz?” demişti. Uyuşturucunun bölgesi olmadığını vurgulayan Bostancıoğlu, “Uyuşturucu sadece Tepecik’te mi kullanılıyor? Bu bölgeleri söylemek kolayımıza geliyor. Uyuşturucunun bölgesi yok kalitesi var” dedi. Bunun yanı sıra hastanelerdeki yetersiz yatak sayısına dikkat çeken Bostancıoğlu, özel hastanelerde tedavi masraflarının yüksek olduğunu dile getirerek, “İnsanlar ekmek alamazken çocuğunu nasıl tedavi ettirecek?” ifadelerini kullanmıştı.

Yenigün gazetesi haber müdürü Sıla Arabacıoğlu’nun Dr. Burcu Bostancıoğlu ile gerçekleştirdiği “Uyuşturucunun bölgesi yok” röportajının tamamı şöyle:
İzmir’de uyuşturucu tüketimi konusunda belli semtler damgalansa da kentin hemen her bölgesinde son yıllarda tüketimin hızla artığı belirtiliyor. Uzmanlar, acil önlem alınmazsa “uyuşturucu pandemisi” yaşanacağı uyarısında bulunuyor.
Uyuşturucu sorunu Türkiye’nin dört bir yanında artmaya devam ederken siyasetçiler tarafından görmezden geliniyor. Sorunun çözümü noktasında harekete geçilmezken bağımlılıkla mücadele de yetersiz kalıyor. Bağımlılıkla Mücadele Uzmanı Dr. Burcu Bostancıoğlu, “Burada köklü çözümün ana merkezi TBMM. 593 milletvekili var, bu konuda bir cümlelik önerge hazırlanıp tüm vekiller tarafından imzalandığını düşünün. Biz harekete geçmek için neyi bekliyoruz?” dedi. Uyuşturucunun bölgesi olmadığını vurgulayan Bostancıoğlu, “Uyuşturucu sadece Tepecik’te mi kullanılıyor? Bu bölgeleri söylemek kolayımıza geliyor. Uyuşturucunun bölgesi yok kalitesi var” dedi. Bunun yanı sıra hastanelerdeki yetersiz yatak sayısına dikkat çeken Bostancıoğlu, özel hastanelerde tedavi masraflarının yüksek olduğunu dile getirerek, “İnsanlar ekmek alamazken çocuğunu nasıl tedavi ettirecek?” ifadelerini kullandı.
‘DAHA PROFESYONEL ÇIKIYORLAR’
Uyuşturucunun bugünün problemi olmadığını, uzun yıllardır görmezden gelindiğini belirten Bostancıoğlu, “Uyuşturucu maalesef şu an ulaşılmaz değil. Çok sistematik bir ağ var. Arz ve talep oluşturmaya çalışıyorlar. Kullanıcı sayısı arttıkça ülkemize giren uyuşturucu da artıyor. Bu aslında merakla başlıyor. Belli bir yaş grubu, bizim ‘ergen’ dediğimiz kesim başlıyor. O dönemde arkadaş çevresinde kullanan birisi varsa kişi de bir yerlere ait olabilmek için kullanılması gerektiğine inanıyor. Bir kereden bir şey olmaz diyorlar ama aslında bir kereden çok şey oluyor. Birkaç kullanımdan sonra zaten beyin istemeye başlıyor. Beynin tanımadığı bir maddeyi verdiğinizde beyin artık başka şeylerle mutlu olmuyor ve daha sıklıkla almaya başlıyor. Bunun sonunda da bağımlılık geliyor. Bu artık kişiyi değil toplumu ilgilendiren bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü, bu kişileri ‘beyin hastalığı’ olarak kabul ediyor ve birçok ülkede tedavi devlet tarafından karşılanıyor. Biz ‘beyin hastalığı’ olarak kabul etmediğimiz için tedavi masraflarını devlet karşılamıyor” dedi.
‘Ülkemizde uyuşturucu ile ilgili çok ciddi yasal boşluklar var’ diyen Bostancıoğlu, “Maalesef çoğu satıcı yakalandığında üzerinde belli bir limitin altında varsa ve ‘Ben kullanıcıyım, tedavi olmak istiyorum’ dediğinde maalesef serbest kalıyor. Netice itibariyle o boşluklardan insanlar faydalanıyor. İçeriye girilmesi de çözüm değil. Ben içeri girdiklerinde daha profesyonel olarak dışarı çıktıklarına inanıyorum. Çünkü içeride her şeyi öğreniyorlar. Bu durum ne içeride ne de dışarıda tam anlamıyla uyuşturucuyla mücadele etmediğimizi gösteriyor” açıklamasını yaptı.
‘ATIKSU ANALİZİ YAPILMALI’
Uyuşturucu konusunda resmi verilere ulaşılamadığını ifade eden Bostancıoğlu, “Ne TÜİK ne de başka makamlar veri açıklamıyor. Her yıl yayımlanan Türkiye Uyuşturucu Raporu var ama istatistik yok. 2022 yılından beri atıksu analizi raporu almıyoruz. Bu çok uzun bir zaman, aslında 6 ayda bir yapılması gerekiyor. Bu analiz bize o ilde ya da ilçede hangi uyuşturucu maddenin ne kadar kullanıldığını verir. O raporlardan çıkan sonuçlarla birlikte hastane yatışları ve ölüm verileri ile bir skala çıkar. Bu veri tutulabilir ama biz bu sorunun ne kadar büyük olduğunu görmek istemiyoruz” ifadelerine yer verdi.
‘3 yıla varmayacak biz uyuşturucu pandemisi yaşayacağız’ diyen Bostancıoğlu, “Biz bu uyuşturucu problemini ne kadar daha görmezden geleceğiz bilmiyorum. Bu sadece İzmir değil birçok ilin problemi. Artık uyuşturucu sadece dışarıdan da gelmiyor, üretiliyor da. Sorunları görmüyoruz, kör olmak istiyoruz. Annelerin çığlıklarını duymuyoruz, sağır olmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Uyuşturucu sorununun köklü çözüm merkezinin TBMM olduğunu dile getiren Bostancıoğlu, “593 milletvekili var, bu konuda bir cümlelik önerge hazırlanıp tüm vekiller tarafından imzalandığını düşünün. Biz harekete geçmek için neyi bekliyoruz? Ülkedeki insanların yarısının ölmesi mi lazım” dedi.
Uyuşturucunun bölgesi olmadığının altını çizen Bostancıoğlu, insanların damgalandığını dile getirdi. Bostancıoğlu, “Uyuşturucunun kullanıldığı yerler için Basmane, Tepecik, Çimentepe gibi bölgeler telaffuz ediliyor. Sürekli aynı yerlerin altını çizerek bu insanları damgalıyoruz. Uyuşturucu sadece Tepecik’te mi kullanılıyor? Bu bölgeleri söylemek kolayımıza geliyor ama uyuşturucu Mavişehir’de de Ataşehir’de de kullanılıyor. Uyuşturucunun bölgesi yok kalitesi var. İzmir’in birçok yerinde kullanılıyor ve satılıyor” diye konuştu.
‘YATAK SAYILARI YETERSİZ’
Özel hastanelerde tedavinin yüksek maliyetli olduğuna, devlet hastanelerinde ise yatak sayısının yetersiz olduğuna dikkat çeken Bostancıoğlu, “İzmir’de AMATEM birimleri benim bildiğim 3 tane ve yatak sayıları daha yeni 100’ün üzerine çıktı. 300 bile olsa sayı yeterli değil. ÇEMATEM diye bir gerçeğimiz de var, Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı ile Mücadele Merkezi. Maalesef orada da 12 yatak var. Ayakta tedavide günde 80 kişi alınabilir ve 16-17 dakikaları var. Eğer ağır bağımlı değilse doktorlar ayakta ilaçla tedavi etmeye çalışıyor. Ancak o ilaçları ya kullanmıyorlar ya da farklı amaçlar için kullanıyorlar. Yatak sayısı da hastane sayısı da yeterli değil” şeklinde konuştu. Şehir hastanelerini işaret eden Bostancıoğlu, “Türkiye genelinde 20’nin üzerinde şehir hastanesi var ancak AMATEM’i olan sadece Isparta. İzmir’deki şehir hastanesinde ne AMATEM ne ÇEMATEM var. Özel hastanelerde de tedavi masrafları çok yüksek, insanlar ekmek alamazken çocuğunu nasıl tedavi ettirecek?” ifadelerine yer verdi.
KAYNAK:YENİGÜN GAZETESİ